Vakıf Kuruluşu Hikayesi

Kurucu Genel Sekreter Faruk Kopuz'un kaleminden Kopuzlar Vakfı'nın Kuruluşu

Kopuzlar vakfının kuruluşunu siz değerli okuyucularımıza ve Kopuz akrabalarıma kalemim el verdiğince ayrıntılarıyla anlatmaya ve aktarmaya çalışacağım.\r\n\r\nKopuzlar Vakfının kuruluşu hakkında, vakfın kurucu bir üyesi olarak sizleri bilgilendirmekten onur duyarım. Ocak 1991 yılında Rize Yeşilçay Vergi Dairesinden, İstanbul Defterdarlığı Vergi Denetim Bürosu Başkanlığına (Çocuklarımın sağlık problemleri nedeniyle), kendi isteğimle atamam yapıldı. İstanbul’a gelince, İstanbul şartlarının ağırlığını hissettim ve akrabalarımın bir arada olmaya ihtiyacı olduğunu gördüm. Birbirimizle haberleşme, tanışma, kaynaşma ve buna benzer yardımlaşma gibi konularda eksik olduğumuzu ve bu konuda örgütlü bir toplum olarak hareket etmemiz gerektiği düşüncelerimi hayata geçirmek için akrabalarımla görüşmeye başladım. Daha önce vakıf ve dernekler konusunda çalışmalarım olduğundan, akrabalar arasında bu denli bir beraberliğin sağlanabileceğini düşünerek, bu işte hem maddi hem de manevi desteğinin sağlanması gerektiği düşüncesiyle; Ali Kemal Bey’le görüşme talebinde bulundum. İlk görüşmem Ekim 1991 tarihinde Ümraniye Ataken’te bulunan Kopuz Ticaret A.Ş.’de olmuştur. Aynı odada amcasının oğlu Sefer KOPUZ’da vardı. Ben Sefer abiyi ilk kez görüyordum. Çünkü onlar İstanbul’a çok daha önce gelmişlerdi.

Görüşmem de Ali Kemal Bey’e Kopuz akrabasının nüfus çokluğu nedeniyle çok dağınık yerlerde olduğunu, yeni nesillerin birbirini hiç tanımadığını ve hatta çok eski Rize’den çıkan akrabalarımızdan; İlkokulu Veliköyü’nde eski okulda okuduktan sonra İstanbul’a gelenlerin bile, birbirini göremedikleri veya çok nadiren düğün ve cenazelerde buluştuklarını, birbirlerine karşı büyük bir özlem duyduklarını aktardım. Hatta bir çok düğün ve cenazelerden haberdar olamadıklarını, daha sonra bu ölümler öğrenildiğinde çok üzüntü çektiklerini söyledim. Hem ihtiyaç duyulduğunda ve hem de iletişim açısından iyi günde ve kötü günde akrabalarımızın haber alabilmeleri, bir birini görebilmeleri için bir örgütlenmenin gerekli olduğunu anlattım. Sağ olsun işlerinin yoğun olmasına rağmen beni dinledi;

”Bana ne yapabiliriz, önerin nedir?” dedi.

Biz bunu nasıl başaracağız iyi düşünülmesi gerektiğini ve bu oluşum başarısızlıkla sonuçlanırsa hiç kimsenin bir daha böyle bir girişime bulanamayacağını, başarabilmemiz için de bana Akif Amca ile (Kopuzlar Deri) bir görüşme yapmam gerektiğini, Kotan Mustafa Amca’nın rahatsız olduğunu ve akrabamızın şu anda İstanbul’daki en yaşlı ferdi olduğunu, onun rızası olursa bu işin çok daha kolay olacağını söyledi. Bende kendisini nerde bulabileceğimi sordum. Çünkü İstanbul’a geleli bir yıl olmuştu ve ben akrabalarımızın büyük bir kısmını tanımıyordum. Oysa Ali Kemal Bey ve ailesi İstanbul’a 1973 yılında gelmişti ve Akif Amca Ali Kemal Bey’in yakın akrabasıydı. Akif Amca’yı Zeytinburnu’ndaki deri fabrikasında bulabileceğimi söyledi ve bana telefon numarasını verdi. Bende ertesi gün telefon ettim, kendimi tanıttım. Beni tanımıyordu fakat babamı Gündoğdu’dan tanıyordu, ne istediğimi sordu bende kendisiyle yüz yüze görüşmem gerektiğini söyledim. Bana bir sonraki gün 13:00′ da gelmemi söyledi randevularında titiz olduğunu bildiğim için saat 13:00 olmadan gittim. Beni hiç bekletmeden odasına aldı. Oturmamı söyledi ve bana masanın üzerinde duran lokumdan ikram etti. Nasıl olduğumu ve neler yaptığımı sordu bende memur olduğumu Sirkeci Vergi Denetim Bürosunda çalıştığımı ve akşamları ticari takside şoförlük yaptığımı söyledim. Çok heyecanlanmıştım. Çünkü çok disiplinli ve otoriter olduğunu öğrenmiştim. Sözü fazla uzatmadan konuya girdim.

Ali Kemal Kopuz’a anlattıklarımı Akif Amca’ya da anlattım. Otuz saniye kadar durdu, bana çok uzun gelmişti çünkü çok heycanlıydım. Hem böyle bir oluşumun kurulmasına öncülük ediyordum, hem de akrabamdan ilk kez gördüğüm otoriter bir büyüğümün karşısındayım. Telefonu kaldırdı ve ilk kez tanışacağım Zekeriya Kopuz’a gelmesini söyledi. Dakikalar geçmek bilmiyordu. Kapı açıldı ve içeriye sonradan çok sevdiğim ve saydığım, hala saygıda kusur etmemeye özen gösterdiğim Zekeriya abi girdi. Ona da otur dedi. . Zekeriya abi de Akif Amca’nın yanında benim hemen karşımda oturdu. Akif Amca beni tanıttı ve bana döndü; Zekeriya abi için ”buna babamın ismini verdim, abimin oğludur, babamın yerine koymuşum, yıllardır beraber çalışıyoruz” dedi. Durdu ve Zekeriya abiye döndü “gençler bir oluşumun içerisine girmek için çalışmalar yapıyor, bu genç sizden ne isterse (ailecek toplantılara katılma ve ekonomik yardım gibi) katkıda bulunacaksınız”. Bana döndü sende hiç çekinmeden bu oluşum için ne gerekiyorsa Zekeriya abinden isteyeceksin.

Takıldığın bir konu olursa çekinmeden beni ara.

Peki dedim müsaade istedim tokalaştık ve çıktım. Şaşırmıştım! Aynı zamanda da çok sevinçliydim. Çünkü Ali Kemal Bey beni biraz endişelendirmişti. Oysa Akif Amca çok şeker bir insandı. Bu iş olmuştu artık. İş yerim olan Sirkeci Vergi Denetim Bürosuna gelince Ali Kemal Bey’i aradım kendisine Akif Amcanın söylediklerini aynen aktardım. Bana telefonda artık bu işin bitmiş olduğunu ve ne gerekiyorsa yapabileceğimizi söyledi. Cumartesi günü 13:00’dan sonra benimle görüşeceğini söyleyerek telefonu kapattı. Ben de cumartesi günü saat 13.00 da Atakent’teki işyerine gittim. Uzun, uzun görüştük. Akif Amca ile yaptığım görüşmeyi ayrıntılarına kadar anlattım. Hiç tereddüt etmeden bana bu işin olabileceğini söyledi. Bende sevinmiştim. Uğraşlarımız boşa gitmemişti. Bana maddi manevi ne gerekli olduğunu, neler yapacağımızı ve kendisinin ne gibi bir yardımı olabileceğini sordu. Bende bu iş için bana 100.000.-TL. nin başlangıçta yeterli olacağını söyledim, diğer işlemlere kendim koşturacağımı söyledim. Sefer Abiye dönerek bu oluşum için benim adıma 100.000.-TL.lık bir avans açmasını söyledi. Böylece Ekim 1992 yılında KOPUZLAR DERNEĞİ olarak kuruluş işlemlerine başlamış olduk.

(0216) 339 29 53
info@kopuzlarvakfi.org.tr
KADIKÖY / İSTANBUL
Mehmet Akfan Sk. Koşuyolu Cad. No:25