15 Temmuz Mesajı

KOPUZ AİLESİ DEMOKRASİ NÖBETİNDE

MUHTEŞEM BİR MİLLETİZ!

Bu cennet vatanı bölmek istediler. Bu cennet vatanı yıkmak istediler. Dünyada İslamiyet’in kalan tek kalesi olan Türkiye cumhuriyetini yıkmak istediler. Kardeşi kardeşe kırdırmak istediler. Aileleri, akrabaları, sülaleleri birbirlerine düşürmek ve düşman etmek istediler. Kısacası Müslümanı Müslümana vurdurmak istediler.

Hesap büyük… dünyada zulüm gören, sefalet çeken, az susuz kalan önemli bir Müslüman kitle var. Neyse ki insanların yaşadığı zulme dur diyen, kefeni elinde her şeye göğüs geren yiğit bir başkomutan var. Bu yiğit; hem Rizeli, hem de Kasımpaşalı.

Ey yeri göğü yaratan, gözleyen, kollayan Rabbimiz! Çok şükür ki bizi, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan eliyle yeniden korudun. Hamdü senalar olsun ki; Müslümanlara öncü olan, ışık tutan, bu hikmete sahip çıkan, ülkemizin ve dünyanın yükünü taşıyan Recep Tayyip Erdoğan zarar görmedi, zarar vermek isteyenler gördü ki; Rabbimin izni olmadan bir yaprak düşmez.

Yaşanılan bu felakette, Rabbimiz bizi adeta bir uçurumun kenarından korudu; ancak düşmanlar durmaz, uçurumlar bitmez. Dolayısıyla bize daha fazla çalışmak düşüyor.

Kopuz aileleri ve kopuzlar vakfı olarak insanlığa, İslamiyet’e, ülkesine, sülalesine ve de ailesine hizmet etme ilkesinden yola çıktık. 1970’li yıllarda sağ-sol davalarıyla bizi bize kırdıran sistem çalışıyor ve yokluklar, kuyruklar yaşanıyordu. Daha sonra 80’li yıllarda 12 eylül darbesi yaşanıyor, o şerden bir hayır çıkıyor. Rahmetli Özal’ın yeni bir sayfa açması ile oluşan bu sayfa “Uyan be kardeşim” diyor. Gözümüzü açıyoruz, çok daha fazla çalışıyoruz, ekonomide refaha yelken açıp daha çok insana istihdam sağlıyor ve ekonomide büyümeye başlıyoruz.

Unutmadık 1 doları, kuyrukları… bir mucize olsun istiyorduk; bizi selamete kavuştursun… Bize ufku, vizyon, donanımı sayfalara sığmayacak kadar uzun, siyasal hayata ve bizlere çok ama çok büyük izler ve açılımlar bırakan tonton Turgut Özal’ımızı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Hem onun için, hem cennet ülkemiz ve insanlarımız için İslamiyet’e hizmet etmeye devam ediyoruz. Allah bizi zayi etmedi etmeyecek. İnşallah… Amin. Amin…Amin

Şunu da söylemeden geçmeyelim; Abdülhamit Han döneminden beri bu oyun devam ediyor. Bu dönemden beri başımızı kuma gömerek izi kontrol etmek istiyorlar. Bu yolda zulüm gören ve can veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

BU OYUNLAR YENİ DEĞİL

90’lı yıllara geldiğimizde diyordum ki “Biz ne zaman yamalı bohçadan kurtulacağız”. Ekonomik istikrar yok, yatırım cesareti yok; bir gecede 7000 faizi gördük: yanlış okumadınız; 7 değil, 70 değil, 700 değil 7.000. dolar 800’den 1900’ü gördü. 3 günde bizler bunları yaşadık.

Biz Osmanlı torunuyuz ve insanlık aleminin efendisi peygamberimiz bize Rabbimizin gönderdiği en büyük, en güzel rehberdir. Tabii ki bu güzellikleri görebilen ve nasibi olan faydalanır.

Gelelim 2000’li yıllara. Rabbim bize donanımlı ve de korumalı bir lider, komutan gönderdi. Çok kısa zamanda kendini bu millete sevdirdi; dedik ya Allah herkese bu özellikleri vermez. Çok şükür insanlık adına, İslamiyet adına ve de ülke adına bu özellikleri verdi; bu nasibi güzel okumak ve doğru okumak en güzel şekilde değerlendirmek lazım.

Unutmamalıyız ki insanlık âlemi bu dünyaya gelirken kavga başlamıştır. Cenabı Allah, bu dünyayı insanlık alemine verirken artı ve eksiler yollamış; Habil ve Kabil ile kibir, haset, öfke duyguları ve öldürme suçu başlamıştı. Allah en önemli nimet olan aklı insana vermiş. Aklımızı iyi kullanmamız gerekiyor.

Daha düne kadar biz cumhurbaşkanımızı seçemiyorduk; nereden nereye geldik. Bu oyunlar daha Ertuğrul Gazi döneminde başlamış: Hatırlarsanız orada da kardeş oyunları vardı; ve de hak ve batıl oyunları. Tüm bu tarihsel süreçler bizleri bugüne getirdi, hep inandığımız; Allah’ın yolunda gitmek ve de İslamiyet’i yaşatmaktı. Bizler bu yolda sadece Allah’ın rızası için gayret gösterdik. Gördük ki bu yolda herkes kandırılmış; 17-25 Aralıkta uyananlar olmuş, uyanmayanlar maalesef yoluna devam etmiş.

Bugünlere geldiğimizde nasıl bir felaketin eşiğinden döndüğümüzü görüyoruz. Allah bizleri bu felaketten korudu. 17-25 Aralık tarihinden sonra herkesi elimizden geldiğince uyarmaya çalıştık; Allah kalbimizi biliyor; kimisine nasip oldu, kimisine nasip olmadı.

KOPUZLAR VAKFI ÜYELERİ MEYDANLARDAYDI

Her kim paralel örgütte bilerek suç işledi ise cezasını çekmeli; ama bilmeden suç işleyip tövbe etti ise; tövbesini samimi ve kalpten eder ise inşallah kabul olunur.

Sonuçta oynanan oyun bir taş ile iki kuşu düşürme yani Müslümanlara yardım etmek isteyen, ülkesini seven bir lidere ve de ülkemize saldırdılar. Bunu başarmak için oynanan tüm oyunları Allah boşa çıkarttı çok şükür. Düşünebiliyor musunuz? 2000 2010’lu yıllarda büyük bir savaş veriliyor, tüm hamleler yapılıyor, kaç atış yapılıyor; direkten dönüyoruz. Bunları başaramıyorlar en son uçak, tank, tüfek, ne var, ne yok saldırı oluyor.

Bunların karşısına Cenab-ı Allah muhteşem bir millet çıkarıyor, bu muhteşem millet yeni bir dirilişi tarihe yazıyor. Ne mutlu Türküm diyene… Ne mutlu bu milletin bir ferdi olan insana, ne mutlu Allah yolunda gazi ve şehit olana; ebedi hayat onlar için bir cennet bahçesi. İster imren, ister kıskan nasip onların. 2010-2016 aralığında muhteşem yatırımlar yapılıyor, herkes bu ülkeyi kıskanıyor ve de imreniyor. 70 düvel vurdu durduramadı bundan sonra da Allah’ın izni ve kararı ile düşmeyecek. Dünyadaki tüm Müslüman ülkelerin medeti ve hayali Türkiye! Bu süreçte olan bitenden anlıyoruz ki; çok ama çok uyanık olmalıyız. Çok çalışmalıyız. Çok Daha fazla kamçılanmış bir millet olarak hayata dört elle sarılıp bu yaraları ve travmaları aşabilmeliyiz. Fetö bir hastalık veya bir virüs ise bu hastalıktan herkesi kurtarmalıyız.

Bu hastalığa 7’den 70’e kadar düşen insanlar var; bunlar namazında niyazında olan insanlar. İslamiyet’i yaşamak ve tebliğ etmek için o insanları kurtarmamız lazım. Bu travmalar kolay kolay atlatılmaz. Herkesin bir vicdanı vat; bu vicdanlar acaba atarken uyuyabiliyorlar mı? Bu virüs girdimi tedavisi zor mu oluyor; bunun çaresine tıbbi ve manevi tedavi yapılmalı. Bu bayrağın altında yaşayan insanlara Allah için ne yapılmalı ve görüş bildirilmelidir.

Allah için millet olarak bu konuma nasıl geldik, kim kimden sorumlu, ne yapmalı ki bu virüsten kurtulmalı?

Başkomutanın İsteği İle Nöbete Devam Ediyoruz.

Recep Tayyip Erdoğan için sözde “Türkiye’yi satıyor, Kıbrıs’ı satıyor, doğuda Kürt devleti kuruyor…” gibi iftiralar atıldığında; “Bir Rizeli bir tek çay tamisini bile satmaz, bu asla olmaz; deliyiz, veliyiz ama ülke sevdalısıyız.” Diye cevap vermiştim.

Şunu unutmamalıyız ki, biz millet olarak acıları anlayan, zulüm gören insanların yanındayız. İyi niyetimizi, temiz kalbimizi bilen ve İslam âleminin istikbali için Cenab-ı Allah bizi bu felaketten korudu ve selamete çıkardı. Bu ulvi vazifede ülkemize ve iktidarımıza verilen güç Cenabı Allah’ın bize özel lütfudur. Hiç unutmamamız lazım ki, yediğimiz tokat ile yarınlara huzurla uyandığımız bir gün Cenab-ı Allah tarafından bizlere lütfedildi.

Hep uyanık olalım, oynanan oyun dünyadaki Müslümanı Müslümana kırdırmak isteğidir. Rabbim bizi korudu. Yaşanan tüm oyun ve zulümden demokrasi, adalet ve İslamiyet adına çok güçlü çıkacağız. Milletçe, içimizdeki cevheri sokaklarda ilk günün heyecanı ile yaşatmaya devam ediyoruz.

Bizler Kopuz aileleri ve kopuzlar Vakfı olarak tüm üyelerimiz, tüm dost ve arkadaşlarımız ile ülkemiz için, bu güzelim coğrafya için, istikbalimiz ve istiklalimiz için nöbette olmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle 15 Temmuz gecesi Sayın Başkomutanımızın çağrısı ile, Kopuz Ailesi ile birlikte sokağa çıkan, köprü üzerinde birebir mücadeleye giren, tankları bedenleriyle durdurmaya çalışan Kopuzlar Vakfı üyelerimize, Kopuz ailesi üyelerine, akrabalarına yeniden bir diriliş destanının yazılmasına omuz verdikleri için teşekkür ediyor, onlarla gurur duyuyorum.

Demokrasi ve milli iradeye karşı yapılan menfur girişimin yılmaz savunucuları olan başta 173’ü sivil, 62’si polis, 5’i asker olmak üzere 240 şehidimize Allah’tan rahmet, 1535 yaralımıza acil şifalar diliyorum. Bu vesileyle köprü üzerinde girdiği mücadelede yaralanıp gazi olan akrabamız/üyemiz Numan Eşref Kopuz kardeşimize Allah’tan şifalar diliyorum.

Bu diriliş İslam aleminin zulme karşı galibiyetine ve nihayetinde mücadele verenler için de cennet ile ödüllendirilmelerine vesile olur inşallah.

Ali Kemal KOPUZ

Başkan

(0216) 339 29 53
info@kopuzlarvakfi.org.tr
KADIKÖY / İSTANBUL
Mehmet Akfan Sk. Koşuyolu Cad. No:25